Dünyanın bitmeyen harikası

1883’te üzerinde çalışmaya başlayan, son senelerini sadece bu kiliseye harcayan Gaudi, sıra dışı donelerle bir 20. yy katedrali yaratmayı arzulamıştı. Bir rivayete göre, bir gün sokakta La Sagrada Familia’yı tam olarak görebilmek için geri geri yürümeye başladığı sırada tramvay tarafından ezildi.

Halk arasında ‘hiç bitmeyen kilise’ diye bilinen bu kilisenin yapım süreci, Gaudi’nin karmaşık mimari tarzı, bütçe yetersizliği ve savaş gibi nedenlerle birçok kez kesintiye uğradı. Ancak inşaatın 2026’da yani Gaudi’nin 100. ölüm yıl dönümünde tamamlanması bekleniyor. Tamamlandığında ise dünyanın en yüksek kilisesi olacak La Sagrada Familia, modern mimarinin öncü yapılarından biri ve Barcelona’nın simgesi olarak kabul ediliyor.

Eserleri UNESCO Dünya Miras Liste’sinde de yer alan Gaudi’ye göre doğada düz bir çizgi yoktu ve bu nedenle yapılarında asimetrik ve dalgalı formlara yani organik formlara yer verdi.

BİTMEYEN KATEDRAL’İN HİKAYESİ

Barselona’nın simgesi. Yılda iki milyondan fazla turist ağırlıyor. Modern neo-gotik ve art nouveau tarzıyla yüzyılın mimari kurallarını hiçe sayıyor.

Tam adı “Templo Expiatorio de la Sagrada Familia” (Kutsal Aile Kefaret Tapınağı) olan yapı, “La Sagrada Familia” (Kutsal Aile) Katedrali olarak biliniyor.

Katalan mimar Antoni Gaudí bu yapıya neredeyse hayatını adamış ve taşa meydan okumuş. Fakat bu görkemli yapının sadece bir cephesini bitirebilmiş. Günümüzde de inşaatı süren kilise elbette sıradışı görünümüyle pek çok sembolü ve sırrı içinde barındırıyor.

Alışılmışın dışında mimarisiyle Barselona’da yükselen La Sagrada Familia’nın peri masallarına yakışır görünüşü biraz tesadüfî aslında. Çünkü bu kilisenin yerinde 1882’de Francisco de Paula del Villar y Lozano’nun başladığı Neogotik bir yapı yükselecekti.

Lozanzo, kendini görevlendiren San Jose Dindarları Birliği’nin başkanı ile fikir ayrılığı yaşayınca proje modern mimarinin öncülerinden Antoni Gaudi oldu.

Gaudí, La Sagrada Familia’yı yapmaya 1883’te başladı. Tüm mimari bilgisini karmaşık sembollerle Meryem, İsa ve Kutsal Ruh’u simgeleyen bu kiliseye aktarmak istiyordu.

O yüzden 1908’den itibaren başka iş yapmayı bıraktı. Tüm enerjisini bu esere ayırdı. Stüdyosunu inşaata taşıdı, hatta vefat edene dek burada yatıp kalkmaya başladı.

Halk arasında “Hiç bitmeyen kilise” diye bilinen bu yapı, ününü daha hak edecek gibi duruyor. Çizimlerinin günümüz teknolojisine kolay kolay uyarlanamaması ve Gaudí’nin karmaşık mimari tarzı, yapının mutlu sonunu geciktiriyor.

Bugünlerde 2026’da, Gaudí’nin ölümünün 100. yılında biteceği tahmin edilen kilisenin, bu haliyle popülerliğini pekiştirdiği ve inşaatta özellikle ağırdan alındığı da dedikodular arasında.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx